Müzeler Haftası nedeniyle;Tire Turizm ve Eski Eserleri Koruma Derneği olarak Tire Kent Müzesi’ne  ziyerette bulunduk.Bizleri Ali Özçelik Bey ve Tuğba Dikici Hanım karşıladı.Misafirperverlikleri için kendilerine teşekkürlerimizi sunuyor ve Müzeler Haftasını Kutluyoruz…

Müzeler Haftası nedeniyle;Tire Turizm ve Eski Eserleri Koruma Derneği olarak Tire Arkeoloji Müzesi’ne ziyerette bulunduk.Bizleri Müdürümüz Arkeolog Hüseyin Vural Bey karşıladı.Misafirperverlikleri için kendilerine teşekkürlerimizi sunuyor ve Müzeler Haftasını Kutluyoruz.

Tire… Toprağında tarihi , sokaklarında hikayeler gizli bir şehirdir. Her yerde medeniyetin izi, her taşında geçmişin gölgesi vardır.

Bu topraklar 5 bin yıllık tarihiyle; Hititleri, Frigleri, Lidyalıları, Romalıları, Osmanlıyı görmüş, Aydınoğullarına başkentlik yapmış,zamanın omzuna yaslanmış, yorgun ama onurlu bir şehirdir.

Beş bin yıllık bir geçmiş, ama onu anlatacak tek bir salon, sergilenecek bir vitrin bile yok. Bu şehir geçmişini sadece hafızasında taşıyor; anlatmak istiyor ama dinleyen yok, göstermek istiyor ama yeri yok.

Bir şehir düşünün ki, binlerce yılın yükünü taşıyor ama buna tanıklık edecek bir arkeoloji müzesi yok. Bu kader midir, ihmal mi? Kim bilir… Ama kesin olan bir şey var: Tire’nin kalbi kırık.

2020 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle müzemiz yenilenmek üzere kapatıldı.Bugün yenilenmesi adına hiçbir emare yok.Eserler depolarda,Ödemişte,orda burda…

Müze, sadece taş ve toprak değil, bir şehrin ruhudur. Tire, ruhunu göstermek istiyor. Onu görmezden gelmek, sadece bir şehri değil, bir hafızayı da yok saymak demektir.

Ey yöneticiler, ey kültüre omuz verenler! Bu şehrin gözleri yolda, sesi ise kısıktır… Tire’ye bir müze kazandırmak, sadece geçmişe değil, geleceğe de bir borçtur.

Tire Müzesi Mustafa Kemal Atatürk’ün İmzasıyla kurulan,bugün prefabrik yapının duvarda resmi asılı duran Faik Tokloğlu Bey’in mücadelesiyle açılan bir kurumdur.

Artık müzemizi tekrar hayata geçirme zamanı gelmiştir.

Müzesi olmayan bir şehir, sessizliğe mahkumdur…